29.7.2016

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ), 15 Temmuz'da gerçekleştirdiği darbe girişiminin ardından, kadın, erkek, yaşlı, genç ve çocuk binlerce vatandaşımız Zafer meydanında, demokrasi için nöbet tutuyor.
Belediye Başkanımız Sayın Kamil Saraçoğlu, Demokrasi nöbetinin 14. Gününde de Zafer meydanında hemşehrilerimiz ile birlikte Milli İradeye sahip çıkmaya devam ediyor. Başkanımız demokrasi nöbetinin 14. Gününde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı; Kahraman milletin, şerefli nöbetinin 14. Gününde, Meydanlarımızı hınca hınç dolduran, vatan hainlerine, teröristlere karşı en güzel cevabı veren, Milli iradenin yanında olan, siz kıymetli hemşehrilerimizi sevgi, saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Kardeşlerim; Bizi küçümseyen, ileri demokrasi konusunda eleştiren ülkeler, Türk halkının, demokrasiye, Seçtiği Cumhurbaşkanına, Milletvekillerine, Hükümetine nasıl sahip çıktığını gördüler. Bizler, görev onuru gereği emre uymakla yükümlüyüz. Söz konusu bayrak ve vatansa yanarız, donarız ama ölür, ama öldürürüz, lakin durmayız. Çocuklarımızın bu ülkede özgürce ve keyif içinde yaşamasının bedeli bir kaç hainle savaşmaksa, bundan asla geri adım atmayız.
Kıymetli Hemşehrilerim; Bu hainler yapabilecekleri en ölümcül hatayı yaptılar. Milletin, 1960, 1980 darbelerinde ve 28 Şubatta olduğu gibi şiddetin ve gücün önünde diz çökeceğini düşündüler. Adnan Menderes ve arkadaşları asıldığında suskun kalanların, Özal zehirlenirken, Erbakan devrilirken, Muhsin Yazıcıoğlu öldürülürken ağzını sessizlikle mühürleyenlerin, son darbe karşısında hemen teslim olacaklarını düşündüler. Karşılığında ise hayallerinin çok ötesinde bir tavır ve dik duruş gördüler. Ne mutlu bizlere ki ; Yüce Rabbim tüm dünyanın kaderini değiştirecek bir tarih yazmayı bu millete nasip etti.
15 Temmuz 2016, tarih kitapları, bu günü ve bu yılı, bir ulusun darbeye karşı destansı mücadelesi olarak anlatacak. Bizler Darbecilere ve onların baronlarına darbe yapan bir millet olarak anılacağız. Bu tarihten itibaren dünyanın hiç bir yerinde egemen güçler, gözüne kestirdikleri ülkeleri soymak için darbe yapamayacak, yaptıramayacak. Bu tarih, Türkiye'ye tezgah kurulamayacağını, kurulan tezgahların bizzat millet tarafından paramparça edileceğini, Türk'ün, Kürt'ün, Lazın, Çerkez'in, Alev'inin, Sünni'nin mesele vatan ve bayrak olunca, tek yumruk haline gelip tezgah sahiplerinin tepelerine balyoz gibi indiğini o hainler hep hatırlayacak.
Milleti için, vatanı için Üzerine al bayrağını örtüp kaldırımlarda uyuyan hemşehrilerimi görünce gurur duyuyorum. Yorgunluktan bitap düşüp, "Ben eve gidip biraz dinleneyim. Bir sıkıntı olursa beni ararsınız" diyen kardeşlerimi duyuyorum. "Sıkıntı" dediği şey ise tank, top, tüfek ve F16 'lar, , Bunları duyunca Rabbime şükrediyorum. Böyle bir imana sahip bir millet olduğumuz için. Üzerine gelen tankın altına uçarak atlayan kardeşimizle, Kaçan tankı elinde hiçbir şey olmadan kovalayan,
Havadaki helikaptere taş fırlatan, Bomba yağdıran F16'lara, parmak sallayıp "Ulan! Ulan, senin benzinin bitince nereye kaçacaksın ? diyen, Ele geçirdiği tankı kullanmayı hızlı bir şekilde, 3 dakika içinde öğrenip darbecilerin üzerine süren kardeşlerimizi görünce gurur duyuyorum. Gündüz işte, gece nöbette olan siz millet sevdalısı hemşehrilerimizle gurur duyuyorum. Hangisini anlatayım ki. . .
Burada ideoloji gözetmeksizin; AK Partili ,MHP'li, CHP'li, Saadet Partili, Büyük Birlik Partili kardeşlerimizi görünce gurur duyuyorum. Milleti için kurşunların üzerine korkusuzca beraber yürüyorlar,Silahsız bir şekilde sadece İman gücüyle, silahlı barbarlara karşı dik duran kardeşlerimizi görünce gurur duyuyorum.
Onlar bir kıyamet bulutu gibi üstümüze geldiler, bizi umutsuzluğa ve karanlığa boğmak istediler. Ancak tarihte hiç kimsenin boy ölçüşemeyeceği büyük bir güçle karşılaştılar. Milletle, Sizlerle karşılaştılar! Kahraman Milletimiz, atalarımızdan kendisine kalan bu ülkeye, ihanet ve kudretsizlik lekesini bulaştırmadı. Bütün takati ve tüm kudretiyle hainlerin üzerine yıldırım gibi düştü. Şer, hayra dönüştü! Yaptıkları hata sayesinde altın bir şafağa uyandık. 15 Temmuzdan sonra ülkemizin üstüne güneş artık bir başka doğdu. Bundan sonra tarihte hiç sahip olmadığımız büyük bir umutla, elele geleceğe daha emin ve daha kardeşçe yürüyeceğiz.
Onlar bizi karanlık bir Türkiye'ye uyandırmak isteselerde, bizim bu birliğimiz beraberliğimiz devam ettiği sürece bunu asla başaramayacaklar. Nasıl şuanda meydanları ışıl ışıl ettiysek, milletçe karanlıkları da öyle aydınlatırız.Tüm bu olanlara rağmen meseleyi vatan ve millet üzerinden değil de; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan üzerinden yürütüp "Bu darbe bir tiyatrodan ibaret be!"diyenlere söylenecek tek şey var: Havlayın! İt gibi Havlayın ki yeriniz belli olsun. Ve başka hiç bir ülkenin vatandaşında olmayan namertliğinize ve ihanetinize boncuk takın Soysuz Köpekler! Ama şunu iyi anlayın; vatan hainleri! "Bizler, ebabilleriz! Allah'ın dokunulmaz kıldığı Kabe'yi korur gibi ülkemizi koruruz. Ya bizim adına vatan dediğimiz, diyar dediğimiz, şu ülkeye zarar vermekten cayacaksınız. Ya da sizin için hazırlanan korkunç azabı tıpkı Ebrehe'nin ordusu gibi tadacaksınız!
Şunuda iyi anlayın Fetö Terör Örgütündeki hainler, bu ülke, bu topraklar bizim. Bir kez daha ıspatladık ki, kan hakkıyla, can hakkıyla bizim. Allah ve tarih şahit olsun ki Sizler, "Bu ülke artık bize dar "deyinceye kadar savaşmaya, size karşı direnmeye devam edeceğiz. Bütün dünya Recep Tayyip Erdoğan'ın neden bu kadar güçlü olduğunu neden bu kadar bu kadar dik durduğunu merak ediyordu, şimdi hepsi gördü ki onun arkasında meydanları dolduran milyonlar var, Türk milleti var, sizin gibi kardeşleri var. Sizler böyle inançla, imanla cumhurbaşkanımızın arkasında durmaya devam ettiğiniz sürece, o korkusuzca vatan hainlerinin, alçakların, teröristlerin üstüne gidecek, mazlum milletimize yapılan zulümlerin hesabını sormaya devam edecektir.
Rabbim sizlerden her iki cihanda da razı olsun. Rabbim bu birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin. Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi en kalbi duygularla selamlıyorum.