20.9.2017

30. Ahilik Haftası sebebiyle Kütahya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği konferans salonunda bir program düzenlendi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan program Tavşanlı Belediyesi Tiyatro Topluluğu Ahi Evran ve Şed Kuşatma isimli gösterisiyle devam etti. Tiyatro oyunu katılımcılardan büyük beğeni topladı.
Açılış konuşmasını DPÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Atilla Batur yaptı. Ahilik teşkilatı hakkında bilgiler veren Batur, Ahilik teşkilatı, Anadolunun şehirlerinde, kasabalarında, köylerinde esnaf ve zanaat kuruluşlarına eleman yetiştirme, işleyiş ve kontrollerini düzenleyen en önemli kurumdur. Ahilik teşkilatının amacı; üyelerini erdemli insanlar olarak yetiştirmektir dedi.
Daha sonra Kütahya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı İbrahim Yiğit söz aldı. Konuklarına katılımlarından dolayı teşekkür eden Yiğit, 48 esnaf odasına bağlı, 48 ahimiz burada. Bizler bu sene iliyle, ilçesiyle hep beraber Ahilik Haftasını kutlamaya çalışacağız. Kutlamaların esas amacı 800 yıl önce yaşanmış, o zamanki kültürün gençlerimize, günümüz esnaflarına aktarabilmek ve yaşatabilmek. Ahiliği burada kutlayıp bitirmeyelim, elimizden geldiğince yaşamaya, yaşatmaya özen gösterelim. İnşallah bunu da hep beraber başarırız. Bu sene Valimizden, milletvekillerimize, belediye başkanımıza kadar herkes burada. Bu da ayrı bir önem ifade ediyor. Devlet büyüklerimiz katıldığında sesimiz biraz daha duyuluyor ifadelerini kullandı.
Ahilik felsefesinin toplumda kalıcı hale getirilmesi gerektiğini dile getiren KÜTSO Başkanı Nafi Güral Ahilik felsefesinin son dönemlerindeki birkaç yılını yaşadım ve o günle bugünü mukayese ettiğimizde ahiliğin ne kadar önemli bir felsefe olduğunu bir defa daha anladım. Dükkan herhangi bir şekilde kapatıldığında kapıya not bırakılır gidilirdi, esnaf arasında maddi ve manevi bir yardımlaşma olurdu. Birbirini aldatma, borcunu ödememe gibi bir şey yoktu ve insanlar çok anlayışlı şekilde birbirine destek oluyorlardı. Rekabet yerine dayanışma vardı esnaflar arasında. Dünyadaki bütün toplumlarda sosyal hayatla, ekonomik hayatın ahlakla bütünleşmesi arzu edilir. Ahlakla bütünleşen sosyal ve ekonomik hayat hiçbir sorunun ortaya çıkmasına fırsat vermez. Kütahyada bir Hükümet Konağımız var, bir de benim temel atma törenlerine katıldığım bugün yıkılmış binalar var. Ahilik felsefesi var olsaydı o binalar bugün dimdik ayakta olurdu. Bu nedenle ahilik felsefesinin insanların beyninde kalıcı olarak kalması en büyük arzumuzdur. O zaman alan mutlu olur, satan mutlu olur, kazanan mutlu olur, toplum mutlu olur şeklinde konuştu.

Ahiliğin yaşatılması için herkese görev düştüğünü dile getiren Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, Büyük bir medeniyetin sahibi insanlarız. Geçmişimizde dünyaya hükmeden, adalet dağıtan, kendi içindeki adaleti ve huzuru sağlayan bir milletin çocuklarıyız. Bu geleneklerimizi yaşatmak hepimizin görevi. Bunu hükümet olarak, devlet olarak, toplum olarak söylemek istiyoruz. Ticaret yapan, esnaflık yapan insanlar ekmeğini taştan çıkaran, kimseye muhtaç olmayan, kendi sermayesi, beyin gücü ve imkanıyla çoluğunun çocuğunun rızkını temin eden bireylerdir. Devlete yük olmaktan ziyade, devletin, bu milletin yükünü alan kişilerden bahsediyoruz. Özellikle ticaret yapan, kendi işini kendi kuran tüm kardeşlerimizin başımızın üzerinde yeri var dedi.
Çok küçük yaşlarda esnaflıkla tanıştığını belirten AK Parti Kütahya Milletvekili şükrü Nazlı ahilik prensiplerinin bütün insanlığın kurtuluş reçetesi olduğuna dikkat çekti. Nazlı, Ahilik kardeşlik, birlik ve beraberlik gibi değerleri özünde toplayan ahilik ticaret ile ahlakı buluşturan bir hayat felsefesidir. Ticaretle ahlakı ayırdığımız zaman bugün küresel zincirlerin dünyayı istila ettiği gibi gayri ahlaki ticaret her tarafta kök salar, bunun zararını toplum olarak hepimiz görmekteyiz. Son iki asırdır ahilik maalesef yok, kalmadı. Çünkü biz dünyada önderlik yapan bir ülkeyken geri düştük ve bazı yenilgilere uğradık. Bizle beraber bazı değerler de dünyadan çekildi. Bugün dünyada ticaretten bahsediyoruz ve ticareti anlatırken serbest ticaret diyoruz. Batının serbest ticaret anlayışı şu; aynı havuz içerisinde timsahlar ve ördekler var hadi buyurun, yarışın diyorlar. Sonuç malum, nerede adalet? Kapitalizm öyle hızla yayılıyor, dünyayı etkisi altına alıyor ki bir diğerini yok etme üzerine kurulu olan bu sistem maalesef ancak güçlülerin ayakta durabildiği, gücü olmayan veya bir felsefesi olan, aza kanaat eden bir esnafın ayakta duramadığı bir sistem. 13. yüzyıldan beri yeryüzüne bir değerler sistemi kurmuş olan bir topluluk olarak bir süreden beri yeniden bir diriliş yaşıyor, kendimize geliyor ve toparlanıyoruz. Bunların sözde kalmaması lazım. Sadece siyasi başarılar yetmez. Pratik hayatımızda da kendi şehirlerimizi, mahallelerimizi, kendi ahilik sistemimizle beraber bir ticareti de hayat geçirebiliriz. Bunlar imkansız şeyler değil. Ahilik teşkilatının temel prensipleri sadece esnaf ve sanatkarlar için değil, yeryüzünde yaşayan bütün insanlık için bir kurtuluş reçetesidir. Bugün Türkiye dünyada en fazla insani yardım yapan ikinci ülke. Ahilik gerektiğinde nizamı alem, hak ve adalet için Ahi Evran, Şeyh Edebali olmak demektir. Ben buna şunu ilave etmek istiyorum; ahilik gerektiğinde bu dünyadaki adaletsizliğe ve haksızlığa karşı Dünya 5ten büyüktür diye Birleşmiş Milletler kürsüsünden haykıran Recep Tayyip Erdoğan olmaktır şeklinde konuştu.
Ahilik kültürü hakkında bilgiler veren Ahmet Hamdi Nayir, bu kültürün iyi bilinmesi ve gelecek nesillere aktarılması ve kalıcı hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Vali Nayir, Ahilik gibi kültürümüzde, tarihimizde önemli bir yeri olan, bugün de aynı duygulara ihtiyaç duyduğumuz, eksikliğini hissettiğimiz bir hususun toplantısında birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bizler bu topraklara bin yıl öncesinde gelmişiz. Bu topraklar 1071den önce de bizleri tanımış ve kabul etmiş. Hoca Ahmet Yesevinin talebeleri Anadoluya kılıç fethinden önce gönül fethini sağlamak için gelmişler. Aynı çizgiden Hacı Bektaşi Veliler, Yunus Emreler, Mevlanalar da hareket etmiş daha sonra bizim gazilerimiz bu alana girmiş ve onlarla birlikte bu topraklar bizim olmaya başlamış. Bu topraklarla ilgili tarihe baktığımızda 4 önemli ögenin bizim buradaki varlık sebebimizi oluşturduğunu görüyoruz. Hoca Ahmet Yesevinin talebeleriyle başlayan, burada gönüller fethini sağlayan büyüklerimiz her biri birer sanat erbabı olarak bu topraklara gelmişler ve burada bir felsefeyi yerleştirmişler. Hoca Ahmet Yeseviler, Şeyh Edebaliler, Yunus Emreler, Mevlanalar bunların birer parçası. Biz bunları Anadolu topraklarında Abdalan-ı Rum diye söylenen bu camia bu toprakların bizim olması için çok önemli. Arkasından gazayı göze alan, hayatını ortaya koyabilen, hem savunma hem de fetih için gerekli olan Gaziyan-ı Rum ortaya çıkmış. Osman Gaziler, Orhan Gaziler, Ertuğrul Gaziler gibi isimlerine o unvanı takmaya layık bir grup ortaya çıkmış. Abdalan-ı Rum ile Gaziyan-ı Rum bizim bu topraklarda varlık sebebimiz olmuş. Aynı zamanda bu ikisiyle çok irtibatlı olan ahilik teşkilatı ortaya çıkmış. Ona da Ahiyan-ı Rum demişiz. Esnaf teşekkülleri bu topraklarda varlığımızı en güzel şekilde ifade etmek için bu dörtlü sacayağının bir parçasını oluşturmuş. Kadınlarımızın öne çıktığı Baciyan-ı Rum var. Onlar da aile ve toplum değerlerimiz noktasında çok önemli bir görev ifa ediyorlar. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır deriz, Osmanlıda, Türk kültüründe bu daha da farklı, önünde vardır arkasında değil. Bizim de misafir olmasından gurur duyduğumuz Hayme Analar gibi bu topraklarda hükmümüzü sürdüren bacılarımız olmuş. Abdalan-ı Rum, Gaziyan-ı Rum ve Baciyan-ı Rum diye tarihimizde bolca söz edilen bu gruplar, bizleri bu topraklarda bin yıllık bir başarıya ulaştırmış. Hiçbir başarı sebepsiz değildir, mutlaka arkasında onu hak edecek sebeplerle birlikte vardır. Onun için bizim bunları çok iyi bilmemiz lazım, yeni nesillere de bunları anlatmamız lazım. Bizim hayat felsefemizde Abdalan-ı Rumun fikirlerinizi, mücadele hevesimizde Gaziyan-ı Rumun başarılarını ve cesaretini, aile ve toplum hayatımızda Baciyan-ı Rum felsefesini bugün de yaşatmamız lazım. Ticaretimiz, sanayimiz ve esnaflığımızda ahilerin felsefesini bu topraklarda sürekli hale getirmemiz lazım, gücümüz buna bağlı. Eğer bu 4 unsurdan uzaklaşırsak biz gücümüzü kaybederiz. Zayıfların başarılı olduğu, ayakta kaldığı bir coğrafyada yaşamıyoruz. Mutlaka güçlü olmak zorundayız. Bu gücün de hiçbir ayağı diğer ayağından daha önemsiz değil diye konuştu.

Konuşmaların ardından Vali Ahmet Hamdi Nayire AK Parti Kütahya Milletvekili Vural Kavuncu tarafından, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğluna Kütahya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı İbrahim Yiğit tarafından ahilik kaftanı giydirildi.
Yılın ahisi seçilen ve geçirdiği trafik kazası nedeniyle programa katılamayan Ülkü Bilgiçin plaketini Emet Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ünal Yılmaz aldı.
Program, esnaf ve sanatkarlara plaket dağıtılmasıyla sona erdi.
Programa Vali Ahmet Hamdi Nayir, AK Parti Kütahya Milletvekilleri Şükrü Nazlı, Vural Kavuncu, İshak Gazel ile Ahmet Tan, Belediye Başkanı Kamil Saraçoğlu, eski Kütahya Belediye Başkanı Halil İbrahim Özkaraca, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Nafi Güral, Kütahya Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı İbrahim Yiğit, bazı daire müdürleri, STK Temsilcileri, esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.


Fotoğrafları Paket Halinde İndirmek İçin Tıklayınız.