20.6.2019

59 Envanter numaralı Kütahya’nın Alipaşa Mahallesi Balıklı Caddesi'nin doğusunda 85 ada 31 parselde bulunan ve kamulaştırma işlemleri tamamlanan DarülKurra’nın (Kuran Okuma Yeri) restorasyon çalışmaları başlıyor.

Sanat tarihi açısından önemli bir yerde duran ve pek çok yönüyle farklılıklar gösteren ayrıcalıklı niteliklere sahip özel mülkiyete ait olan Kütahya Darülkurrası, Kütahya Belediyesi tarafından kamulaştırıldı. Kütahya Darülkurrası, elde edilen ve edilecek olan veriler ve bilgiler ışığında restore edilip, tarihteki amacına uygun bir şekilde işlevlendirilerek yeniden gün ışığına çıkarılması hedefleniyor.

Darülkurra’nın caddeye bakan cephesi bulunmamaktadır. Cadde üzerindeki 395 ve 244 envanter numaralı yapıların arasında konumlanmakta olan Kütahya Darülkurrası, kuzeybatı cephesinin tamamı ve batı cephesinin bir kısmı olmak üzere çevre yapılar sebebiyle kapanmıştır.

Darülkurra’yı ve DarülKurra’yı çevreleyen yapıların mülk sahipleri ile uzlaşmaya varılmış ve Kütahya Belediyesi tarafından kamulaştırılmıştır. Kütahya Belediyesi tarafından kamulaştırılan alandaki çalışmalar sona erdiğinde yapının restorasyon çalışmalarına başlanacak.

Darülkurra 1579-1582 yıllarında inşa edilmiş olup, günümüzde Balıklı Mahallesinde evler arasında sıkışmış ve harap bir durumda varlık savaşı vermektedir. Oldukça dikkat çekici özenli bir mimarisi bulunan yapı, Kütahya’da Klasik Osmanlı mimarisinin ender örneklerinden biri olarak sanat tarihi açısından önemli bir yere sahip. Yapının türbe mimarisinden farkı zeminden yüksekliğidir. Yapının bir tür ihtisas medresesi olması nedeniyle Kur’an gibi kitapları sürekli bulundurması gerektiğinden ve bu kitapların nemden korunması amacıyla yüksek bir giriş tercih edilmiş olmalıdır.

Darülkurra, inşa tarihine bakıldığında Mimar Sinan'ın Hassa başmimarı bulunduğu döneme (1538- 1588) rastlıyor, ancak Sinan’ın eserlerini içeren listelerde adı geçmemektedir. Mimari planı itibarı ile ünik bir eser olan yapı, tamamen kendine has bir tasarım sergilemekte ve Osmanlı Darülkurraları arasında istisnai bir örnek oluşturmaktadır. Yapı sekizgen prizma bir gövdesi ve onu örten kubbesi ile genellikle kare planlı inşa edilen Darülkurralardan farklı bir tasarım oluşturmaktadır. Bu haliyle Darülkurradan çok klasik üslupta yapılmış bir türbeyi andıran mimarisiyle oldukça farklı bir özelliğe sahiptir.

Yapı hem klasik dönemde hem de Tanzimat sonrası dönemde faal olarak kullanılmış hatta Cumhuriyet’in ilk yıllarında da kullanıldığını gösteren belgeler bulunuyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında encümen azalığı yapan, Mal Hatun Numune-i Nisa Mektebi mezunu Hacı Naime Öniz Hanımefendi, Kütahya Darülkurrası’nda Kur’an-ı Kerim eğitimi aldıklarını, bir de kalfaları olduğunu beyan etmiştir.

Osmanlı Darülkurraları genellikle büyük ya da küçük kapsamlı bir külliyeye dahil olarak inşa edilmişlerdir. Bu durum Osmanlı darülkurralarında görülen önemli bir özellik olup, darülkurra bağımsız bir yapı olarak da inşa edilse, en azından bir cami ya da bir mescid yanında inşa edilmişlerdir. Kütahya Darülkurrası ise, tek başına tasarlanmış, bir külliye programına dahil edilmemiştir. Kütahya Cafer Paşa Darülkurrası, tasarımı açısından olduğu gibi bu özelliği ile de Osmanlı mimarisinde nadir örnekler arasında yer almaktadır. Fotoğrafları Paket Halinde İndirmek İçin Tıklayınız.